Çin: Uygurlardan Organ Toplamaya Son Ver!

 

Uygur Meşale Topluluğu

 

Uygurlar, Çin Devlet’inin onlarca yıldır uyguladığı devlet-destekli ceza siyasetinin kurbanı olmuşlardır. Bundan önceki kampanyalarımızda, Doğu Türkistan’da Çin Devlet’i tarafından işlenen bazı insanlık dışı suçları gözler önüne sermiştik. (https://www.change.org/o/group_of_uyghurs_living_abroad). İşte bu kampanyada, Çin’in uyguladığı en vahşi suçlardan biri olan, Uygurlardan organ toplama olarak da adlandırılan insanlık suçunu işlemekteyiz.

 

Organ toplama, 1960’larda Çin’de başladı ve 2015’te devlet destekli sistematik bir suç haline dönüştü. Çin medyasına dayanan verilere göre, içorganlarla ilgili organ nakli cerrahisi her yıl artış göstermekte (her ne kadar bazı tahminlere göre bu rakamlar 60-100 bin arasında seyrediyor olsa da). Organ toplama ile ilgili Çin yapımı bir belgeselde, “Canlı Organ Nakli - 10 Yıllık Araştırma”, ortaya serilen verilere göre, Çin’de 10 binlerce insanın organı gizlice alındı ve organ nakli cerrahisinde kullanıldı. Peki kurbanlar kimdi? Bu kurbanların çoğunluğu, politik ve dinî sebeplerden hapse atılan Uygurlar, Tibetliler, gizlice Hıristiyan olanlar ve Falun Gong tarikatı müridleriydi.”

Bir doktor olan Enver Toxti, Çin’de Urumçi Demiryolları hastahanesinde çalışırken, organ toplama operasyonlarına tanık olduğunu belirtti. Orada bulunduğu esnada, kendisine canlı bir mahkumun organlarını bir an önce almasını emrettiklerini ifade etti. Hatırladığına göre, “1990’lı yıllarda hastahanede çalışırken, bazı Uygur aileleri, tutuklu çocuklarının hapisten salındıktan sonra, fiziksel sağlıklarından dolayı bazı kontroller yapmamı istiyor ve çocuklarının hapisten çıktıktan sonra fiziksel anormallikler göstermelerinde dolayı da endişelerini  ifade ediyorlardı. Sonuç olarak, vücutlarında ebeveynlerinin bilgisi olmadan yapılan  organ alma operasyonlarının izlerini gördük.” Toxti’nin belirttiğine göre, Çin Devleti, organ toplama operasyonunu önce Uygurların üzerinde denedi, ancak uluslararası arenada Uygurlar ve başlarına gelen korkunç işkencelerden haberdar olunmadığı için, Çin’in iç meselesi olarak değerlendirildi. 4 Aralık 2011’de Weekly Standard’ta, “Sincan geniş çaplı organ toplama merkezi” adıyla, bu konuyla iligili bir makale yayınlandı.”  Makalede, bu türden organ alımına maruz kalmış bir Uygurun hikayesi de satırlara taşındı ve Çin’de ilk defa bu tür operasyonların, diğer yerlerden önce Doğu Türkistan’da başladığı da belirtildi. 

 

 

Sina.com ’un 27 Aralık 2017 raporu tahminlerine göre, Çin 2020 yılında organ naklinde dünyada bir numaraya yerleşecek. ABD gibi çok büyük bir organ bağışı oranı olan ülkeyi nasıl olur da Çin gibi çok az organ nakli bağışçısı olan bir ülke bu kadar kısa sürede geçer diye sormadan edemiyoruz? Bu rakamları söylerken kendilerinden emin olmalarının sebebi, Nazilerin kamplarını andıran  Doğu Türkistan’daki yeniden eğitim kamplarında tutulan 1 milyon Uygurun organ toplama hedefi olması mı? Daha önce yayınlanan çok sayıdaki raporda, Çin Devleti’nin, Uygurlara haber vermeden, onların rızasını almadan kan örneği, dna testi ve gibi biyolojik örnekler topladığı ve fiziksel checkup’ları 12-65 yaş arası  bütün Uygurlara mecbur kıldığı biliniyor. Bu olayların arkasındaki gerçek saklanamasa da, elden geldiğince speküle edilmeye çalışıyor.

 

2017 yılında , önde gelen Çinli muhalif Guo Wengui, eski CCP (Çin Komunist Partisi) genel sekreteri Jiang Zemin’in oğlunun karaciğer nakli için 5 Uygur öldürülmüş olduğu gerçeğini ortaya çıkardı. Bay Guo aynı zamanda, Meng Jianhong ve kız arkadaşı Uygurların organlarını nakil için kullandı, dedi. Bay Guo’nun daha sonra 21 yaşındaki bir Uygur erkeğin sebebsiz yere Pekin’deki otelde öldürülmesinin, CCP liderleirnin organ nakilleri için yapıldığını söyledi.  Guo, bütün dünyaya, yukarıda geçen bu korkunç olayların gerçek olduğunu ifşa etti.

Bizler, Meşale Uygur Topluluğu olarak, Çin Devleti ve hastahanelerinin ortaklaşa yürüttüğü Uygurlardan organ toplama projesini, bir devlet terörü ve vahşice bir eylem olarak değerlendiriyoruz. Aynı zamanda, Doğu Türkistan’da masum ve çaresiz Uygurlara yönelik bu eylemlerin soykırım olduğu görüşündeyiz.

 

Bizler Meşale Uygur Topluluğu Olarak, Birleşmiş Milletlerden, Bütün Devletlerden, Uluslararası İnsani Yardım ve İnsan Hakları Kuruluşlarından, Çin Diktattörlüğünün  vahşice eylemlerine karşı suskunluğunu bozmasını, Uygurların kendi toprakları olan Doğu Türkistan’da Çin Diktatörlüğü tarafından hapse atılmaya ve katliama maruz tutulduklarını anlamasını istiyoruz. Dünyamızda yaşayan her insandan, Çin Devleti’nin bütün insanlığa karşı işlemiş olduğu suçları görmeye ve Çin’den, Uygurlara yönelik bu terör devleti uygulamalarına son vermesi  için, Çin’e çağrıda bulunmasını istiyoruz.

 

Biz Uygurlar, şu anda aciz ve çaresiziz. Dolayısıyla, Çin Devletinin, bizlere karşı uyguladığı korkunç işkence ve zulümlere tek başımıza karşı koyup, hayatta kalmak için yapmamız gereken mücadeleden yoksunuz. Bizler, bu yolda bütün dünyanın desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Eğer dünyanın her yerinden on binlerce kişi, kampanyamızı imzalarsa, büyük bir ihtimalle Birleşmiş Milletler’de bu konu gündeme gelebilir. Birleşmiş Milletler,  Uygurların karşılaştığı Çin zulmünü durdurmak için harekete geçip, Doğu Türkistan’daki Uygurlara uygulanan trajediye ve işlenen korkunç suçlara bir son verdirebilir.

 

Lütfen, Doğu Türkistan’daki Çin’in vahşet dolu uygulamalarına karşı yürüttüğümüz mücadelemize katılın. Lütfen, bu kampanyayı imzalayıp, paylaşın. Teşekkür ederiz.

Tam metni okumak için, lütfen buraya tıklayın HERE.

 

Bu siteleri takip ederek daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz:

https://www.facebook.com/torchuyghur/

https://twitter.com/torch_uyghur

http://blog.freedomsherald.org

http://freedomsherald.org/ET/unb/