Çin: Tutklu Bulunan Binlerce Uygur Kanaat Önderini Serbest Bıraksın!

 

 

Torchlight Uyghur Group

 

Bundan önceki iki kampanyamızda, Doğu Türkistan’da  haksız bir şekilde tutuklanan, halen de Nazi yöntemlerine benzeyen yeniden eğitim kamplarında veya yetimhanelerde tutulan ve toplam Uygur nüfusunun  %10’una denk gelen  (2010 Çin nüfus sayımı verilerine göre)1 milyon Uygur Türk’ünün serbest bırakılmasını ifade ve talep ettik.(http://chn.ge/2CAIJFR, http://chn.ge/2Dw8YAU ). Çok sayıda Uygur’un toplu olarak tutuklanması eskiye dayanan bir uygulama, ancak 2009 Temmuz’undan itibaren ve bilhassa 5 Temmuz’da Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de gerçekleşen katliamlardan  ve Doğu Türkistan Çin Komunist Partisi (CCP) Genel Sekreteri Chen Quan-guo’nun göreve gelmesinden sonra rekor düzeye ulaştı. En son yayınlanan raporda örneklendirildiği gibi, hapishanelerde tutuklu olan ve illegal bir şekilde kamplarda bulundurulan Uygurlar’ın arasında her kesimden insan bulunuyor Political Persecution of the Uyghurs—Brief Description of Some Individual Cases” (http://freedomsherald.org/ET/unb/). Tutuklananların arasında çok özel bir kesim var: Uygurların Kanaat Önderleri ve Önemli Aydınları.  Bu insanlar değişik meslekten ve hayatın farklı alanlarındaki kişilerdir. Uygurlar arasında kanaat önderleri veya Uygur toplumunda mesleklerinde önemli rol oynayan aydın, yazar, öğretmen, şair, web sayfası sahibi ve yöneticisi,  işadamı, girişimci, lider toplum aktivistleri, aktör ve aktrisler, diní liderler, profesyonel sporcular ve hatta bazı zenginlerden oluşuyor. Bu yüzden onlara “Tutuklu Bulunan Uygur Kanaat Önderleri” de diyebiliriz. Ve bir anlamda da, Çin’de bulunan Han Çinlileri ve Uygurlar’ın da dahil olduğu farklı Etnik gruplara özgü “Siyasí Suçlu” konumundadırlar. Fakat, Uygur Kanaat Önderlerinin  hapse atılma veya kamplarda haksız yere tutulma sebebi başkadır, yani kendi toplumlarında ve iş alanlarında meşhur ve/veya nüfuzlu olmalarıdır. Eğer Uygur halkının bütününü bir insan olarak düşünürsek, Siyasi Suçlu olarak tutuklu bulunanları da Çin’in işkence ede ede başını kestiği insan olarak görmek mümkün.

 

Son günlerde değişik medya kuruluşlarınca hazırlanan raporlara göre, çok sayıda Uygur Aydını ve Kanaaat Önderi haksız yere tutuklu bulunuyor. Tutuklu bulunanların arasında Halmurat Ghopur (önemli bir aydın), Abdurehim Heyit (meşhur halk ozanı), Yasinjan Moydin (işadamı ve restorant sahibi, ne yazıkki hapisteyken hastalandı ve hastahanede vefat etti), Ahmatjan Heyder (din alimi, ciddi rahatsızlığından dolayı hapisten salındı, ancak çok kısa bir süre sonra vefat etti), Muhammed Salih (diní önder ve alim, Kur’an’ı kerimi Arpaça’dan Uygurca’ya tercüme etti. Bir kaç gün önce yurtdışındaki akrabalarında sözde “Eğitim Kamp”ındayken vefat ettiğini öğrendik. Aynı zamanda iki kızı ve bir damadı da hapiste tutuklu bulunuyor), Kaşgarlı  varlıklı Uygurlardan 4 önemli kişi, ve yurtdışında eğitim görmüş bazı Uygurlar bulunmaktadır.  Çin hükumetinin tutuklu bulunanlara yönelik suçlamaları “milli eğilimlere sahip olmak”, “devletin aleyhinde hareketlerde bulunmak”, “aşırı görüşlere veya uygun olmayan politik görüşlere sahip olmak”, “iki yüzlü olmak” ve “Çin devletinin kontrolü olmadan, özel olarak gerçekleştirilen Hac farizası”. Bu raporlardan bazıları  http://freedomsherald.org/ET/unb/ sitesinde bulunuyor.  Daha önce tutuklanan Uygur bağımsız araştırmacı Porf.  İlham Tohti’nin durumu uluslararası medyada geniş yankı uyandırmıştı.  Bununla birlikte, tahminlerimize göre, Çin hükumetinin Doğu Türkistan ile yurdışındaki Uygur halkının ve Uygurların hayatlarının  yıkıma sürüklediği rapor edilmeyen, bilinmeyen, gün yüzüne çıkmamış  buna benzer binlerce vak’a bulunmaktadır.

Birleşmiş Milletlere ve diğer uluslararası insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunuyor, bu insanlık dışı uygulamalara son verilmesini ve Binlerce Uygur Kanaat Önderinin serbest bırakılmasını Çin’den talep etmelerini istiyoruz.

 

Biz Uygurlar, şu anda çaresiz ve aciziz. Dolayısıyla,  Çin’in bu insanlık dışı uygulamalarına karşı koymak ve hatta böyle devam ederse hayatta kalabilmek için bile kendimizi savunmaya gücümüz olmayacak. Bundan dolayı bütün Dünya kamuoyunun desteğine ihtiyacımız var. Eğer dünya çapında on binlerce insanın imzası bir araya gelir ve bu kampanyayı imzalarsa, Birleşmiş Milletler’in, Uygurlar’ın karşı karşıya kaldığı soykırım benzeri insanlık dışı uygulamara karşı harekete geçeceğini ümid ediyoruz.

Lütfen, Doğu Türkistan’daki insanlık dışı korkunç uygulamalara karşı olan mücadelemizde bize katılın. Lütfen, bu kampanyayı imzalayın ve paylaşımda bulunarak daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayın. Teşekkür ederiz.